Veri depolamanın 4 Kuşağı

Veri depolama, şirketler için başlangıçta sadece bir donatıdan ibaretti. Günümüzde ise IT altyapısının merkezinde bir element olarak karşımıza çıkıyor. Aslında veri depolamanın gelişiminin başa döndüğünü söylemek yanlış olmaz. Ana bilgisayarlar döneminde firmanın merkezinde olan sistem, mini bilgisayarlarla birlikte dağıtılmış veri halini aldı. En sonunda da yine merkezi veri sistemine geri döndü.

CAM EV DÖNEMİ

1980’lerin bitimiyle birlikte ana bilgisayarların parlak devri de sona erdi. Daha önceleri veri, şirketteki her departman tarafından paylaşılan bir model içeriyordu. Veriler bir “cam evin” içinde saklanıyordu. IBM o yıllarda bu pazarı yönlendiren en önemli oyuncuydu.

DAĞITILMIŞ VERİ

1970’lerin başlarında ise DEC, IBM, Tandem gibi şirketlerin “mini computer” üretmesiyle, dağıtılmış veri dönemi başladı. İş süreçlerinin bu küçük kutularla sürdürülmesiyle birlikte ağ yapıları ve verilerin paylaşımı gerekli bir hal aldı.

OYUNCU SAYISI ARTIYOR

1980’lerin sonlarında PC’ler bütün şirket içinde başından sonuna kadar kullanılabilecek bir iş aracıydı. Artık departmanlar kendi bilgisayar sistemlerini yönetiyordu. Bu büyük değişime rağmen veri depolama önemini yitirmedi. Bu dönem içinde Sun, SGI, HP ve IBM workstations pazarına hakimken, Compaq, Dell, IBM, Gateway, Apple gibi satıcılar da PC piyasasını yönlendiriyordu.

MERKEZİ VERİ DEPOLAMA

Geçtiğimiz 10 yıla baktığımızda ise EMC’nin IBM donanımlarıyla kullanılabilen bağımsız anabilgisayar depolama ile pazarda söz sahibi olmaya başladığını görüyoruz. Bu atağıyla EMC çok kısa süre içinde veri depolama sektöründe hakim satıcı konumuna geldi. Uzmanlar, 1990-2000 yılları arasını veri depolamanın bilgi işlemden ayrıldığı ve tek başına büyük önem kazanmaya başladığı yıllar olarak değerlendiriyor.