Felaket Planlama Stratejisi

Ocak 22nd, 2008 by admin

Her Üç Şirketten Birinin Felaket Planlama Stratejisi Yok
Yazar: Paul Shread     27-08-2003

Imation Corp.’un sponsor olduğu üstlendiği, yeni bir araştırmaya göre şirketlerin yaklaşık %30’u şeklî bir felaket planlama stratejisinden yoksun ve şirketlerin %64’ü veri yedekleme ve felaket planlarının görmezden gelinemeyecek açıklarını olduğunu söylemekte.

Sağlam bir Felaket Planlama stratejisinin eksikliği bu şirketleri, doğal afetler, virüsler, çalışanların sabotajları ve terörist tehditlerin, ki geçen hafta ABD ve Kanada’yı karanlığa gömen elektrik kesintisi gibi kitlesel güç kesintilerine değinmiyorum bile, sonucunda meydana gelebilecek olası veri kaybına açık bırakıyor.

Çalışmada, 202 bilişim teknolojisi direktörü ve ağ depolama müdürüne, veri yedekleme, depolama teknolojileri ve felaket planlama uygulamaları kavrayışları araştırıldı.

Araştırmaya göre şirketlerin %87’sinin tamamlanmış, şeklî bir veri yedekleme ve depolama planları var ancak bu şirketlerin %32’si planları düzenli olarak sınamadıklarını ve ankete katılan şirketlerin %64’ü veri depolama ve yedekleme sistemlerini düzenli olarak dış denetçilere sınatmadıklarını söyledi.
Şirketlerin %36’sı 11 Eylül olaylarının sonucunda felaket planlaması uygulamalarını ve yedekleme alışkanlıklarını değiştirmiş.

Gerçekleştirilen bazı değişiklikler şunlar: düzenli sınama işlemleri (%56), verileri işyerinden başka yere taşıma (%43), düzenli güncelleme işlemleri (%42), yedeklemeye daha çok bütçe ayırma (%39) ve felaket planlama şeklî planı (%26).

“Şirketler, daha güçlü felaket planlama ve iş sürekliği planlarını devreye sokarak yedekleme ve daha da önemlisi eski hale getirme meselelerine daha fazla önem veriyorlar.” diyen Enterprise Storage Group teknoloji analizcisi Steve Kenniston şöyle konuştu: “Hala çok sayıda şirket ağı güvensiz ve güvenilmez uygulamalar ve işlemlerden ötürü tehlike altında. Bir şirket gidip pazardan en iyi depolama donatısını satın alabilir ama ona uygun yedekleme ve yıkım telafisi uygulamalarını devreye sokmaz ya da düzenli sınama ve güncelleme işlemlerini uygulamazsa, bu tür şirketler kendilerini önemli bir veri kaybına açık bırakmış olurlar.”

Imation, söz konusu olan bir şirketin verilerini korumak ise, bir veri yedekleme planı, felaket planlama demek değildir diye uyarıyor. Bir felaket planlaması çoğu zaman bir veri yedekleme planıyla bütünleşmiştir ancak felaket planlama özellikle, yangın, kasırga ya da hortum gibi bir afetten sonra verilerin nasıl eski hale getirileceğiyle ilgilenir.

Veri yedekleme planı, yedekleme sıklığı, neyin yedekleneceği ve yedeklenmiş verinin ne kadar süreyle tutulacağı konularını ve ayrıca işyeri mahallinde ve işyeri mahalli dışında depolama stratejisini kapsar.

Imation, bir felaket planlamanın ise işin sürekliğini ve işletimsel yetilerini tamamen eski haline getirmeye yönelik önlemleri içerir diyor. Bu plan, bir sistemin çökmüş olmaya ne kadar süre dayanabildiğini nazara alır ve bu süreyle bağdaşan bir telafi planı tasarımı yapar.

En sağlam plan, eksiksiz sayıda sunucularla dolu ikincil bir veri merkezi, ağ işletme becerileri ve şerit ve disket depolamayı kapsayan, verilerin neredeyse anında geri gelmesine olanak tanıyan bir plandır.

Şirketlerin Çoğunluğu Şerit ile Disketi Birleştiriyorlar

Araştırmaya katılan her şirket, yedekledikleri verilerin miktarının ve türünün hızla arttığı konusunda hemfikir ve çoğunluğu, şerit gibi kaldırılabilen veri depolama araçlarının veri yedekleme ve depolama sistemlerinde önemli bir rol oynadığını söyledi.

Şirketlerin %79’u, şeridin uzun vadeli veri saklama ve arşivlemede çok önemli bir bileşen olduğunu düşünürken, %85’i şeridi yıkım telafisinde esaslı bir teknoloji olarak görüyor ve de %83’ü Sarbane-Oxley Yasasındaki ve Sağlık Sigortası Taşınabilirlik ve Sorumluluk Yasası (HIPAA)’daki düzenlemeler gibi daha direnimli kayıt saklama gereklerini desteklemekte önemli bir rol oynadığını söylüyor.

Araştırmayı yanıtlayanların %61’i şerit ve disket teknolojilerini birbirleriyle rekabet edenden çok, iyi tasarımlı bir veri yedekleme ve depolama sisteminde birbirlerini tamamlayan iki teknoloji olarak görüyorlar.

“Şerit teknolojisi, çok sayıda geçmişe-dönülebilen kopyalamalar yapmak, işyeri mahalli dışına yönlendirme yapmak ve uzun vadeli arşiv tutmak ve yıkım telafisi yürütmek için ideal çözüm olmayı sürdürecek olan, kendisini kanıtlamış bir teknoloji.” sözleriyle bizi bilgilendiren Freeman Reports analizcisi Robert Abraham şöyle konuştu: “Disket depolaması ise on-line, verinin, uzun sürecek bir çöküntüyü kaldıramayacak olan on-line, şipşak ya da aynalı verilerin kopyaları gibi uygulamalar için ideal. Dolayısıyla disketin yeri ayrı, şeridin yeri ayrı. Anket de doğruladığı üzere, son-kullanıcıların çoğunluğu disket-tabanlı sistemleri şerit teknolojisinin yerine geçecek bir teknoloji olarak değil onu tamamlayacak bir teknoloji olarak görüyorlar.”

Araştırmanın bulguları hakkında rapora burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

ABD’deki 202 ağ depolama müdürü ve bilişim teknolojisi direktörünün katıldığı on-line araştırma Mart ve Nisan aylarında yapıldı. Araştırma katılımcıları, 25.000’i aşkın bilimci, mühendis, bilişim sistemi profesyonelleri ve bilişim teknolojisi yetkililerinin bir araya geldiği dünya çapındaki Internet paneli olan Teknoloji Danışma Kurulu’ndan (Technology Advisory Board) seçildiler.

Veri tabanı, katılımcıların projenin öngördüğü meslek sorumluluklarına sahip katılımcılara ulaşmasını mümkün kıldı.

Katılımcılar üç ölçüte göre ayrıldılar: ağ ya da veri merkezi şerit depolama ve yönetiminden doğrudan doğruya sorumluluk; ağ ya da veri merkezi şerit depolama yönetiminden sorumlu bir ekibi yönetmek; ya da kıdemli bir yönetim mevkisinde bulunmak (bilişim amiri, yardımcı başkan, direktör ya da müdür). Imation’a göre araştırmaya katılan kişiler, geniş bir endüstri yelpazesini oluşturmaktaydılar.

VERITAS Felaket Planlamasıyla İlgili Taktikler Veriyor

Geçen haftaki büyük elektrik kesintisinden sonra VERITAS kendi yıkım telafisi taktiklerini açıkladı.
VERITAS, çalışanların, verilerin, donanımın ve yazılımın bu taktiği işletmenin gerekli olduğunu ve hızlı bir telafi için gidilecek yerin önemli olduğunu söylüyor.

Şirket, erişilemez hale gelmesi olası olan telefon hatlarından ya da cep telefonu hizmetlerinden bağımsız olan uydu telefonu gibi bir iletişim yönteminin insanlarla temas kurmak için iyi bir seçim olduğunu söylüyor. Doğrudan doğruya veri telafisi sürecinde yer almayan çalışanlar için bir acil-hat güncellemeler temin edebilir.

VERITAS, yıkım telafisi planının birden çok suretinin, arabalar, evler ya da çantalar gibi işyeri mahalli dışında tutulmasını ve de bir suretin de işyeri mahalli dışındaki depolama sağlayıcısında bulundurulmasını tavsiye ediyor. Şirketlerin %60’ından fazlası yıkım telafisi planlarını tek bir yerde – ana veri merkezinde — saklamak hatasını yapmaktalar, ki ana veri merkezine ulaşılamadığı taktirde bu çok büyük bir sorun oluşturur.

VERITAS, Dynamic Markets’ın anketine katılan kuruluşların yalnızca üçte birinin şimdiye dek en az bir kere planlarını yürütmek zorunda kaldıklarını, bu yüzden de uzman yardımının gerekli olduğunu söylüyor. Satıcılarla temas kurun ve onların yardımını temin edin. Eğer verileri şeritten geri getiriyorsanız, işyeri mahalli dışındaki yıkım telafisi depolama sağlayıcınız şeritleri telafinin yapıldığı yere getirmesi gerekir ve o zaman yedekleme yazılımı satıcınızın arşivlenen verileri geri getirmenize yardımcı olabilir.
Birçok şirket, bir iş aksaması olması durumunda diğer abonelerle birlikte kullanmak üzere ikincil bir yıkım yenileme “acil noktası”na abone oluyorlar. Yeni yaşadığımız elektrik kesintisi gibi büyük bir olayda acil nokta hızla kalabalıklaşacaktır, bu nedenle VERITAS’ın tavsiyesi bir afeti en kısa zamanda bildirmeniz. Birçok kuruluş, yıkım telafisi amacıyla, kendi ikincil veri merkezlerini hazırlıyorlar ve doğru donatım ve yardımla, işlemlerini, aksamadan etkilenmiş olan yerden ikincil yere, işlerde hiçbir aksama yaşanmaksızın aktarabiliyorlar.

VERITAS, eğer ikincil siteye erişilemiyorsa ya da orası işlevsizse yüksek bant genişliği bağlantılarıyla ve havalandırmalarla donatılmış olan otel balo salonları ve konferans merkezleri, diğer tüm yollar tıkandığında, telafiye başlamak için yeterince iyi yerlerdir, önerisini getiriyor. Kaynak: turk.internet.com>

Veri Yedekleme Sistemleri

Ocak 22nd, 2008 by admin

VERİ YEDEKLEME ÇÖZÜMLERİ

Şirketinizde en azından kritik bilgileriniz günlük yedekleniyor mu?
Kaybolan veri, kayıp iş gücü ve yeniden üretilmesi çok pahalı bilgi anlamına gelir . Yedeğiniz ne kadar eksiksiz ve yeni olursa o kadar az kaybınız olur ve işinize sorunsuz geri dönersiniz . Hangi sıklıkta yedek almanız gerektiği sizin ne kadar veri kaybetmeyi göze alabildiğinize bağlıdır.
Yedeklenen bilgiler 24 saat içinde güvenli bir dış arşive gidiyor mu?
Farklı bir yerdeki yedek kopyanız merkezdeki yedeklerinizin başına birsey gelmesi veya bir felaket karşısında belkide veri geri dönüşü için son şansınız olabilir. Yedek kopyanızi mümkün olduğu kadar çabuk gönderin!( Double-Take veya MirrorView kullanıyorsaniz gerek yok* ). Veri yedekleme ünitelerinin saklanması için özel ortamlar, örneğin data kasaları önerilir.
Arşiv kopyasını belirlenen Kanuni sürelerde saklıyor musunuz?
Herkese göre farklılıklar göstermekle birlikte kanunlar finansal ve diğer bazı (laboratuvar sonuçları gibi) verileri belirlenen sürelerde gerektiğinde ibraz edilmek üzere saklamanızı gerektirebilir. Belirlenen süre geçmeden yedeklerinizi silmemelisiniz!
Yedek alınırken kontrol edilmesini sağlıyor musunuz?
Yedek alırken ” Konrol Et:Verify ” seçeneğini kullanmanız orjinal ve yedeğin aynı olduğunu gösterir. Ayrıca belli aralıklarla yedeklerinizi geri açıp işe yarar yedek alıp almadığınızı kontrol etmelisiniz.
Günlük-Haftalık-Aylık yedek alıyor musunuz?
Titiz bir dönüşümlü yedekleme yöntemi istediğiniz zamana dönüp verilerinizi kurtarmanızı saglar (Örneğin virüs saldırısından önceye dönebilirsiniz.) En çok kullanılan GFS dönüşümlü yedek yöntemi size hem yönetim ve takibi kolay veri güvenliği sağlar.
Yedeklemenizi manuel mi yoksa otomasyonla mı yapıyorsunuz?
Sistemli ve düzenli yedekleme hızlı veri kurtarmayı getirir. Yedeklemeyi otomatize etmek müdahale gerektirmez , yedeklemeyi hızlandırır, insan hatalarını azaltır ve maliyetleri düşürür. Yedeklemenizi eğer manuel olarak yapıyorsanız sağlam yedek alma prosedürleri oluşturulması gerekmektedir.
Mevcut yedekleme sistem ve prosedürlerinizin durumu?
Mevcut yedekleme sistem ve prosedürleriniz yönetimin belirlediği çalışır olma süresine uyuyor mu? Yedek alırken kullanıcılarınız bekliyor yada kullanıcılarınız çalıştığı için yedek alamıyor musunuz? Birçok uygulama günümüzde artık ” online ” yedekleme gerektirmektedir. 24 saat üretim yapılırken sistemin kullanıma kapatılması kabul edilemez.
Mevcut felaketten kurtarma sistem ve prosedürlerinizin durumu?
Şirketinizin felaketten kurtarma plan ve hazırlıkları temel fonksiyonlarınızın belirlenen maksimum süre içinde çalışır hale gelmesini sağlamalıdır. Bazı gerçekten kesilmemesi gereken görevler replikasyon gerektirir. (MirrorView ve DoubleTake gibi)
Yedekleme çözümünüzün ileriye yönelik yeterlilik durumu?
Yazılım ve donanım olarak genişleyebilir, geriye ve ileriye yönelik uyumlu, veri artışını destekleyen bir yedekleme çözümünüz varmı? Yedekleme sisteminize yaptığınız yatırımın korunması ve yeni teknolojilere daha sorunsuz geçişler yapabilmeniz için iyi bir planlama yapmanız gerekir. Kullandığınız yedekleme yazılım ve donanımınız yeni nesil çözümlerini şimdiden ilan ediyorsa “Evet” diyebilirsiniz.
Yedekleme ve kurtarma sisteminiz veri artışına göre mi?
Veriler yaşayan organizmalardır ve sürekli büyürler. Dünyadaki veri miktarı her 12-18 ayda bir ikiye katlanmaktadır. Veri artış oranınızı belirleyip uygun çözümü seçebilmeniz için çeşitli online araçlar mevcuttur.
IT yapınızdaki bir kaybın finansal olarak işinize etkisi?
BIA “Iş Sürekliliği Planı” nın kalbidir ve beklenmeyen bir sistem sorunu karşısında finansal, kanuni ve ticari riskleri sınıflandır. Böylece kurtarma işlemi için öncelikler doğru belirlenir. Analiz sırasında sistemlerin arasındaki bağımlılıklar, kayıplar ve hafifletilebilir riskler incelenir. Kaynak: Veri Yedekleme>

Veri Hırsızlıklarının Gerçek Maliyetleri

Ocak 21st, 2008 by admin

Veri Hırsızlıklarının Gerçek Maliyetleri Araştırması Yayınlandı
Yazar: Andy Patrizio     03-12-2007

Geçen hafta ABD’de Ponemon Institute tarafından yayınlanan bir çalışma veri açıklarının yarattığı maliyetin, sorunun çözümü için atılması gereken teknolojik adımlar kadar olmasa da, firmalar için giderek arttığını çünkü veri açığı kurbanına ödenmesi gereken tazminatın ve iş kaybının sürekli arttığını ortaya koydu.
Söz konusu çalışma gizlilik ve enformasyon yönetimi araştırma firması Ponemon Institute, kısa bir süre önce Symantec tarafından satın alınan veri kaybı korunumu yazılım geliştiricisi Vontu ve Pretty Good Privacy güvenlik yazılımını üreten PGP firmaları tarafından yürütüldü.

Çalışma 2007 yılında gizliliği ihlal edilmiş müşteri başına şirketlerin 197 dolar harcadıklarını ortaya koyuyor. Bu rakam 2006 yılında 182 dolardı. Bir finans hizmetleri firması için söz konusu maliyet kayıt başına 239 doları bile bulmuş. Bu maliyetin büyük çoğunluğu daha doğrusu 197 doların 128 doları ise iş kaybından ve yeni müşteriler bulma zorunluluğundan kaynaklanmakta.

Yürütülen çalışmaya ve bazı güvenlik uzmanlarına göre bu veriler şirketlerin nasıl işlem gördüklerini de etkilemeye aşlamış durumda.

PGP firmasının ürün yönetim müdürü John Dasher InternetNews.com’a verdiği beyanda “Birkaç yıl önce veri açığı ile ilgilenen bir pazarlama çalışanı barındırmazdınız. Bu bir IT sorunu olarak görülmekteydi. Şimdi ise yönetim kurulunda bulunan tüm idareciler bu soruna kafa yoruyorlar,” diyor. “Eğer bir pazarlama çalışanı olsaydım yapmak isteyeceğim son şey bir açık yüzünden oluşan marka zararını tazmin etmek için para harcamak olurdu.”

“2007 Yıllık Çalışması: Bir Veri Açığının Maliyeti (The 2007 Annual Study: Cost of a Data Breach)” adlı rapor bazılarında 4.000’den az ve bazılarında 125.000’den fazla kayıt içeren 35 adet veri açığı vakasının detaylı bir analizi sonucunda oluşturulmuş.

Başlangıçta oldukça küçük olduğuna inanılan TJX açığı, satıcı firma için bir anda inanılmaz ölçülerde büyüyerek çok pahalıya mal olmuştu. TJX Ağustos ayında 45 milyon kredi ve borç hesabına ilişkin verilerin hırsızlığından kaynaklana maliyetler dolayısıyla 118 milyon dolar ve potansiyel güven kaybı yaşayacaklarını açıklamıştı. Dasher “Bu bir veri açığının sizi, hissedarlarınızı ve borsadaki hisse fiyatlarınızı nasıl etkileyebileceğini gösteren ilk örneklerden birisiydi,” diyor.

Ancak Gartner araştırma firmasında güvenlik araştırma analisti olan Peter Firstbrook, bu etkinin ölçeği konusunda aynı fikirde değil. Firstbrook InternetNews.com’a gönderdiği bir e-mailde “Açık olmasaydı ne kadar gelir elde edebileceklerini nerden biliyorlar ki? Bizim araştırmalarımız aslında pek çok müşterinin böylesi bir açıktan sonra aynı firma ile iş yapmayı bırakmadığını gösteriyor. TJMax’ın bu olaydan önceki ve sonraki satışlarını bir inceleyin,” diyor.

Firstbrook haklı bir noktaya parmak basıyor. TJX bir anlık bir darbe yemiş olabilir ancak 2007’nin üçüncü çeyreğindeki satış rakamları bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8 oranında artış gösterdi ve şirket önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 1.000’den fazla yeni mağaza açmayı planlıyor.

Söz konusu rapor ayrıca 2007 yılında ortalama toplam olay-başı maliyetin 6.3 milyon dolar olduğunu iddia ediyor. Bu rakam 2006’da 4.8 milyon dolardı. Bu olayın iyi tarafı ise, tabi öyle bir şeyden bahsetmek mümkünse, tebligat maliyetleri yüzde 40 oranında azaldı zira firmalar herhangi bir açık oluştuğunda müşterilerine bunu bildirmek konusunda kendilerini geliştirdiler.

Söz konusu veri hırsızlığı olaylarında en büyük açıklardan birisi verilerin depolandığı, yayıldığı ve daha sonra üçüncü şahıslarla paylaşıldığı senaryoda saptandı. Dış kaynak kullananlar, yükleniciler, danışmanlar ve işletme ortakları veri hırsızlıklarının yüzde 40’ını oluşturuyorlar. Bu oran 2006 yılında ise yüzde 29 idi. 2006 yılında 171 dolar olan dış açıklar da 2007 yılında 231 dolar olarak çok daha fazla maliyetli olduklarını gösteriyorlar.

Açığın Gerçek Çıkış Noktası Nedir?

Dış kaynak kullanımı ve üçüncü şahıslar birer zayıf nokta olduklarından, kötü niyetli hackerların Amazon ve Overstock’a gelen trafiği takip ettikleri düşüncesi abartalı bir düşünce olabilir. Bundan ziyade TJX gibi on-line değil de taştan ve duvardan oluşmuş mağazalar daha zayıf halkaları oluşturuyorlar.

A.B.D.’de bu Pazar yayınlanan TV haber-magazin programı 60 Minutes ne kadar çok satış mağazasının dükkanlarında bulunan kablosuz networkleri güvenliksiz bıraktıklarını ortaya koydu. Muhabir Leslie Stahl bazı bilgisayar uzmanları ile bir arabada laptop başında oturarak dükkanlardaki kablosuz işlemleri yakalamanın ne denli kolay olduğunu gösterdi.

Dasher “Bu oldukça mantıklı zira Amazon gibi doğuştan teknoloji ile yola çıkan ve sürekli kendilerini geliştiren şirketlerin başlangıçtan itibaren iyi birer güvenlik modelleri vardır,” diyor. “Taştan ve duvardan yapılmış gerçek mağazaların pek çoğu buna sahip değiller. Çelişkili ayarlara sahipler. Bazıları da hala DOS tabanlı satış-noktası sistemi kullanmaktalar.”

Bu ayrım, perakende satış mağazalarının on-line rakiplerine göre asıl sorunlarını ortaya koyuyor. Uygunluk ve satış vergilerinden kaçınmanın dışında eğer Amazon’dan alışveriş yapmak mağazadan alışveriş yapmaktan daha güvenli gözükürse, geleneksel perakende satış mağazaları için bu durum ciddi bir problem yaratabilir.

Dasher “Perakende satış mağazalarının bu konuda daha fazla çaba sarf etmeleri gerekecek, ancak bu durum onları daha da güç bir pozisyona sokabilir,” diyor. “Perakendecilerin çoğu sipariş üzerine bir satış noktası sistemi kullandıkları için anlaştıklarından çok daha ucuz bir elle oyuna başlıyorlar dolayısıyla da hızlı bir satış sonrası güvenlik yamasından kaçınacaklardır.”

Bazı finans hizmetleri firmaları için güvenlik açıkları geçmişte yaşıyor olmanın getirdiği bir talihsiz bir sonuç olarak nitelenebilir. Pek çok firma kiralık hatlar aracılığı ile birbirine bağlanmış bilgisayarlardan faydalanıyorlar dolayısıyla da güvenli networkler üzerinde güvenilir olmayan bir işlem geçmişlerine sahipler. Internet’in gelişi ile birlikte artık güvenli işlemleri hiç güvenli olmayan bir network üzerinde gerçekleştirmek durumundalar. Dasher “Dolayısıyla pozisyonlarının güvenli olduğuna dair yanlış bir fikre kapılmış olmaları çok da şaşırtıcı olmaz,” diyor.

Firstbook rapora sponsor olan iki firma tarafından satılan güvenlik ürünlerindense daha çok insan etmeni üzerine odaklanılması gerektiğini düşünüyor.

Firstbook “Veri açıkları oluşması riskini minimalize etmek teknolojinin dışında, veri tanımlaması ve sınıflandırılması, veri ayıklanması ve prosedürlerde yapılacak değişiklikler gibi birçok manuel süreci de beraberinde getiriyor. Bunlara kullanıcı eğitimi de eklenebilir,” diyor. “Bazı teknolojiler bu konuda yardımcı güç olabilirler ancak kesin çözüm değillerdir.”

Kaynak: turk.internet.com

Veri Saklama Yazılım Piyasası

Ocak 21st, 2008 by admin

Piyasa araştırma firması IDC’ye göre 2003 yılının üçüncü çeyreğinde, bir önceki yıla göre yüzde 4.2 büyüyen veri-saklama yazılımı pazarı 2003 yılını geçen yıldan daha iyi kapatacak.
Geçtiğimiz günlerde disket-tabanlı veri saklama pazarının üçüncü çeyrek rakamlarını yayınlayan IDC, harcamalarda olası bir iyiye gidiş işareti olarak, yıl boyunca elde edilen veri saklama yazılımı gelirlerinin 1.65 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor.

IDC grup başkan yardımcısı John McArthur bir demecinde şöyle konuştu: “disket tabanlı veri saklama sistem donanımı pazarl boyunca sağlıklı bir büyüme sergiledi.”

Disket tabanlı veri saklama sistem donanımı pazarı, satışlarını, endüstrideki satıcıların mücadeleci bir şekilde maliyet düşürmelerine borçlu. Endüstrinin verisaklama yazılımı yakasında henüz böylesi bir maliyet düşürümü yapılmadı.

NAS, SAN ve iSCSI (Small Computer System Interface) teknolojilerine yönelik talep ve bunların gitgide benimsenmeleri görünüşe göre veri-saklama donanımını güçlendirmek için veri-saklama yazılımının gereksindiği yakıtı ikmal etmeyi sürdürüyor.

Veriyi, yaratılmasından, saklanmasına kadar yönetmeye yönelik bir strateji olan ve EMC, Hitachi Systems (HDS) ve Veritas Software gibi veri saklama satıcılarınca kullanılan Information lifecycle management (ILM), veri saklama yazılımı pazarını daha da ilerletiyor.
ILM’ye yön verenler, Enron ve Worldcom gibi kurumsal muhasebe skandallarının ardından daha titiz kayıt-tutma ve veri-yönetimi yanlısı olan devletin yasa-koyucular.

IDC’nin raporu gösteriyor ki EMC, toplam kazançta, 2002’de yüzde 25.2 olan payını bu yıl yüzde 26.1’e çıkartarak pazardaki birinciliğini sürdürüyor.Geçen seneye kıyasla yüzde 0.2’lik ilerleme kaydeden Veritas ise yüzde 207’lik payıyla ikinciliğini koruyor. Ona en yakın rakip ise yüzde 8.8 ile Computer Associates. IBM ile HP ise sırayla dördüncü ve beşinciliği paylaşıyorlar.

IDC raporu, veri-saklama için kopyalama, yedekleme ve arşiv ve depolama kaynağı yönetimini ölçmektedir. IDC’ye göre pazarın an büyük dilimi, geçen yıla göre yüzde 2.7 büyüyen yedekleme ve arşivleme pazarlarından oluşuyor. Pazarın genelinde, geçen yıla kıyasla en büyük kazanımı, veri-saklama için kopyalama pazarında yüzde 7.9 büyüyen Q3 oldu. Depolama kaynağı yönetimi ise yılın üçüncü çeyreğinde geçen yıla kıyasla yüzde 3,6 büyüdü.

IDC’nin Veri-saklama Yazılımından sorumlu araştırma yönetmeni Bill North bir demecinde: “Veri saklama için kopyalama yazılı, müşterilerin veri korunmasında ve yıkım telafisinde gösterdikleri hassasiyetten dolayı en büyük artışı gösterdi.” dedi.

Veri-Saklama Yazılım Piyasası Düzeliyor 

Avrupa’da CD-R ve DVD-R Satışları

Aralık 5th, 2007 by admin

Data saklama alanında özellikle bireysel kullanıcılar yüksek performanslı depolama araçlarını kullanmaya yöneliyorlar. Yüksek kalitede görüntü sağlayan çözünürlük dereceleri yüksek televizyon  ve video oynatıcılar ve ekranlar bu yönelimin hareket noktasını oluşturuyorlar. Özellikle digital Video kamera ve fotoğraf makinalarının yaygın kullanılması optik digital optik depolama ünitelerinin daha çok sarfiyatı genişleme ve teknolojil gelişmeyi arttırıyor..

2006′da  Avrupa ülkelerinde  2,2 milyar tane satılmış olan writable CDler, 2005 ile karşılaştırıldığında 72 milyon adetlik bir azalmayı gösteriyor. Aynı yıl yani 2006 ‘da tekrar yazılabilir DVD lerin satış miktarlarında 400 milyon adetlik artış görünüyor. 2006′da Avrupa ülkelerinde 1,5 milyar adet yazılabilir DVD satışı gerçekleşmiş.

DRAGON HP’den Güvenlü Veri Saklama Çözümü

Kasım 10th, 2007 by admin

DRAGON
HP’den Güvenlü Veri Saklama Çözümü

Bilginin en önemli değer haline geldiği günümüzde bazı hükümetler, küresel terörizm, organize suçlar ve uyuşturucu trafiğine karşı verilen savaşta kullanmak üzere servis sağlayıcılardan data talep ediyor. Talep edilen data, kullanıcıların iletişim ve internet faaliyetlerine dair bilgilerden oluşuyor. Servis sağlayıcıları iletişim faaliyetlerinin yanı sıra bu bilgileri saklama ve depolama gibi faaliyetler de yürütüyorlar. Dünyadaki servis sağlayıcıları, hükümetlerin sabit ve mobil telefonlar, e-posta ve sesli posta, internet kullanımı, IP ağı üzerinden ses iletişimi, metin mesajları ve hatta müşterilerin çağrı bekletme, konferans araması yapma ve geri arama davranışları gibi bilgileri toplama ve saklama konusunda karşı konulamaz bir zorlama ile karşı karşıyalar. Bu durum, tipik bir ağ operatörünün milyarlarca günlük arama kaydı ve etkinlik işlemi saklayabileceği anlamına geliyor. Her ne kadar asıl içerik saklanmıyor olsa da ses, her yıl yüzlerce terabyte data olarak saklanabiliyor ve bölgesel ihtiyaçlara dayalı olarak yıllarca biriktirilebiliyor. HP, bu ihtiyaçları karşılamak için telekomünikasyon servis sağlayıcıları için eksiksiz ve bütünleştirilmiş çözümler sunan yeni bir data saklama çözümü olan DRAGON (Data Retention and Guardian Online)’u geliştirdi.
DRAGON, müşterilerin işlem trafiği bilgilerini güvenli bir şekilde düzenleme, sorgulama ve rapor etme amacıyla dizayn edilmiş. Böylece bu bilgileri kategorize etmek, aylar ya da yıllarca saklamak mümkün oluyor. Gerekli bilgiyi hızlı ve etkili bir şekilde iletmek için kombine edilmiş çok katmanlı program modeline dayalı data arşivi, etkin arama ve erişim motoru, önceliklendirmeli zeka gibi özellikler sunuyor. HP DRAGON çözümü, geleneksel saklama yöntemlerine dayanıyor. Çözüm mimarisi, gelişen ve değişen ihtiyaçlara uyum sağlayan, yüksek derecede esneklik ve ölçeklendirlebilirlik özelliklerine sahip. Tanınmış endüstri standartlarına dayanıyor. Ayrıca varolan ağ ekipmanlarına, aracı sistemlere, diğer iş kolları ve operasyonel destek sistemlerine entegre edilerek dizayn edilmiş. Güvenlik için etkin kullanıcı kimlik denetimi kontrolleri, data ve belge şifreleme seçenekleri bulunuyor. Sistem, kişisel gizliliği korumak için güçlü güvenlik özelliklerine sahip. Böylece gelişmesi ve değişmesi beklenen bilgi saklama ihtiyaçları için esneklik sağlıyor. Tüm işlemler kontrol edilebilir özelliğe sahip. Servis sağlayıcılar için özel olarak dizayn edilen DRAGON, hükümet tarafından istendiği zamanlarda, ağda büyük miktarda bulunan ses ve data trafiğini takip etme ve seçilen kayıtlara erişme imkanı veriyor. Büyük miktardaki bu bilgileri düzenlemek için DRAGON sıkı şekilde kontrol edilen data saklama sistemi ve kontrol edilebilir giriş sistemini sunuyor. Böylece devlet görevlileri veya kurumlarından ya da hukuk acentalarından gelen data taleplerini yüksek güvenlik düzeyinde bir iş akışı ile gerçekleştirmek mümkün oluyor. Varolan sistem ve uygulamalar ile uyumlu olarak dizayn edilen bu çözüm, maliyeti kontrol altına almak için standart donanım ve dönüştürülmeden önceki yazılımları kullanıyor.
DRAGON, HP’nin iletişim, medya ve eğlence sektöründeki deneyiminin yanısıra arama detaylarının kayıtlarındaki tecrübesinin bir sonucu. HP DRAGON şu anda İtalya ve Türkiye’deki yedi telekom servis sağlayıcısı şeklinde konuşlandırılmış durumda. Avrupa Birliği’nin data saklama ihtiyaçlarını onaylamasından sonra, 27 üye yasal çerçeveyi mevzuata uygun hale getirmek üzere birleşiyor. HP’nin çözümü, endüstri liderlerinden Cisco ve Oracle gibi önemli teknolojileri de içeriyor.

çevrimiçi depolama

Ekim 30th, 2007 by admin

çevrimiçi veri depolamaDosyaların yedeğini almak çok önemlidir. Bilgisayar kullanımı konusunda yıllardır bize aşılanan en önemli konu budur. Alınan yedeklerin aslının bulunduğu yerin dışında farklı bir yerde saklanması da oldukça önemlidir. Aksi takdirde aynı donanım (sabit disk vs.) kullanılarak alınan yedekler, kullanılan donanımın bozulması durumunda asılları ile birlikte kullanılamaz duruma gelebilir. Disket, CD, DVD gibi ortamlara alınan yedeklerde zamanla karmaşaya ve yedekleme işlemini ihmal etmeye sebep olurlar. Artık yeni bir depolama kavramı ile karşı karşıyayız “Çevrimiçi Depolar”.
Çevrimiçi veri saklama imkânı sağlayan siteler sayesinde dosyalar güvende!
Sayıları günden güne artan çevrimiçi depolar, düşük saklama maliyetleri, yüksek saklama kapasiteleri ve geniş bant erişim özellikleri ile yeni bir depolama alternatifi sunuyorlar. Dosyalarınızı, fotoğraflarınızı, internet bağlantınızı kullanarak çevrimiçi depolarda saklayabiliyor ve istediğiniz an tekrar kullanabiliyorsunuz. Üstelik dünyanın dört bir köşesinden yedeklerinize ulaşma imkânınız oluyor. Çevrimiçi depolar yedeklediğiniz dosyaların gerçek anlamda uzun süreler saklanabilme külfetini de üstlenmiş oluyor.
Sayısı binleri bulan ve hızla artan çevrimiçi depolar çok farklı özellikleri ile kullanıcılarının işlerini kolaylaştırıyor. Şüphesiz bu özelliklerin en başında güvenlik geliyor. Bir çevrimiçi depo her şeyden önce dosyaların gizliliğinin korunmasından sorumlu. Dosyalarınızın gizliliği önemli ise mutlaka güvenliği önlanda tutan bir depo semelisiniz. Paylaşmak istediğiniz dosyalar olduğunda ise bunu herkese açık ya da şifre korumalı olarak paylaşıma açabilmesi önemli. Saklama kapasitesi ve erişim hızı şüphesiz diğer belirleyici etkenler. Çokluortam dosyalarınız için sunulan çevrimiçi düzenleme araçları, bilgisayarınıza bir sürücü olarak bağlayabilme, programlanmış yedek alma, çevrimci ya da bilgisayarınıza kurulan araçlar ile hesabınızı kullanabilme göze çarpan diğer özellikler. Xdrive, MediaMax, IDrive-E, Omnidrive, Box.net, Carbonite ve Mozy popüler olan çevrimiçi depolardan bazılarıdır.
Kaynak:çevrimiçi depolar

OnStream DI30

Ekim 30th, 2007 by admin

OnStream DI30 : Küçük İşletmeler ve bireysel kullanım için büyük kapasiteli yedekleme çözümü.

Küçük bir işletmeye sahipsiniz veya ev ofisinizde yüksek kapasiteli verilerle uğraştığınız bir işiniz var ve büyük miktarlarda veriyi düzenli ve güvenilir şekilde yedeklemeniz gerekiyor. Medyayı takayım, 1 ay yanına uğramayayım, her gün otomatik yedek alsın istiyorsunuz. Hangi yedekleme çözümünü tercih ederdiniz? ZIP sürücülerin kapasiteleri çok düşük. CD-RW sürücüler ve medyaları çok ucuzladı ama 650-700MB kapasiteleri ile büyük yedekleme işleri için hala hafif kalıyor. Üstelik genelde otomatik ve parçalı (incremental) yedekleme imkanı sunmuyorlar. DVD-R sürücüler 5000$, DVD-RAM sürücüler ise 600$ civarı fiyatlara sahipler; yine otomatik yedekleme yazılımları ile gelmiyorlar. Teyp yedekleme çözümleri 1000$-6000$ civarında ve kapasiteleri arttıkça fiyatları yükseliyor. Ne yaparsınız?

İşte Philips’in bir alt kuruluşu olan OnStream firmasının DI30 model ADR yedekleme cihazı 310$ fiyatıyla sizin için çok ciddi bir çözüm olabilir. ADR ne derseniz, Philips tarafından 1999′da geliştirilen Advanced Digital Recording adlı teyp yedekleme teknolojisi. Aslına bakarsanız teyp yedekleme alanında DAT, DLT, LTO, Travan, 8mm gibi pek çok teknoloji var. ADR ve LTO (Linear Tape Open) yeni ve yıldızı parlayan teknolojiler. HP, IBM ve Seagate’in geliştirdiği LTO yüksek performansa ve yüksek kapasiteye (100-200GB; gelecekte birkaç TB) yönelik. OnStream DI30 ise, 30GB kapasiteli ADR kartuşları destekleyen dahili bir IDE sürücü. OnStream’in 30GB USB modeli, 30 ve 50GB kapasiteli SCSI modelleri de var. Bize ev-ofisleri için daha hesaplı ve uygun olan DI30 gönderildi.


Öncelikle kullanıcıların ürünü aldıktan sonra hayal kırıklığına uğramaması için iki önemli noktayı vurgulayalım: Sürücünün desteklediği kartuşların kapasitesi 30GB değil, 13.81GB. Burada iki hile var: Birincisi, gerek cihazın, gerek kartuşun kutusu üzerinde kocaman yazan 30 GB kapasite, aslında 2:1 sıkıştırmaya göre hesaplanmış kapasite. Üstelik henüz piyasaya girmemiş SCSI’li Onstream ADR50 modelinde donanımdan sıkıştırma var ama bu sürücüde sadece yazılım tabanlı sıkıştırma var. Şöyle düşünün: 20GB bir sabit diski üretici, bunun kapasitesi 40GB diye satıyor; diskin bir köşesine de küçücük “tüm dosyalarını ziplersen” notu düşmüş. OnStream’de de kutunun bir köşesinde minicik “1:2 sıkıştırma esas alınmıştır” yazıyor. Ayrıca yazılım tabanlı sıkıştırma oranı bildiğiniz gibi sabit değil. Yedekleme yaparken birlikte gelen Echo yazılımında sıkıştırmayı işaretleyince, seçilen dosyalara göre sıkıştırma oranı 2:1′e de çıkabilir, zaten sıkıştırılmış olan dosyalarda tam tersi 0.7:1 gibi bir sonuç verip dosya boyutu büyüyebilir de. Ortalama sıkıştırma oranı seçtiğiniz dosyalara göre ikisinin arasında bir yerlerde yer alıyor ama sonuçta 30GB’ı asla bulmuyor. İkinci hileyi çoğu depolama firması yapıyor: 1GB’ı 1000MB, 1MB’ı 1000 KB olarak alıyorlar. Aslında bir kartuşun veri kaydedilebilir kapasitesi 14,835,253,248 byte, yani sadece 13.81GB.

Kaynak: OnStream DI30 

Veri Yedekleme Kasetlerinin Korunması

Ekim 30th, 2007 by admin

Veri yedeklemede kullanılan kasetlerin bozulmasını engellemek için dikkat edilmesi ve üzerinde önemle durulması  gerekenli başlıklar:
· Kasetleri çok nemli ortamlarda bırakmayın. Kaset içindeki manyetik serit, nemden birbirine yapışabilir. Su ile kesinlikle temas ettirmeyin.
· Doğrudan güneş ışığına ve yüksek ısılı ortamlarda bulunmasına engel olun. Yüksek ısı  manyetik şeritlerin zarar görmesine neden olabilir
· Kaset içindeki manyetik şeride kesinlikle dokunmayın, herhangi bir cismin temas etmesine müsade etmeyin.
· Kasetleri duman, toz, statik elektrik gibi etkilerden korumak için özel koruyucu kabin, veya datakasası içerisinde özenle koruma altına alın.
· Yedekleme Kasetlerini manyetik ortamlardan uzak tutun.
· Yedekleme kasetlerinizi periyodik olarak güncelleyin. Bu işlem, saklanan bilgilerin güvenliği açısından son derece önemlidir.

Teyp yedekleme birimleri

Ekim 30th, 2007 by admin

veri yedekleme kasetMüzik setlerinden çok iyi tanıdığımız kasetlerdekine benzer manyetik ortamlara (bu arada, depolama birimlerinde kullanılan ve üzerinde bilgi yazılan disket, disk, teyp gibi malzemelere ortam (media) adı veriyoruz) yazabilen ve bunları okuyan cihazlar. Bunlara “yedekleme” adının verilmesinin nedeni, disket, disk, CD-ROM gibi veri kayıt ortamlarındakinin aksine doğrudan erişimli olmamalarıdır. CD’lerdeki şarkıları istediğimiz sırayla dinlerken, kasetlerdeki şarkıları sırasıyla, yada ilgili yere sayarak dinlediğimiz gibi teyplerde de kullanacağımız verilerin bulunduğu yere gelmek için kartujların ilgili yere “sarılması” gereklidir. Bu yüzden bunlara “sıralı erişimli” depolama aygıtları adı verilir. Bu özellikleri nedeniyle yavaş olan teyp yedekleme birimleri bilgilerin yedeklenmesi amacıyla kullanılır sadece. Kartujları 40 MB’dan birkaç GB’a kadar değişien kapasitelerde olabilir. Digital Audio Tape’in (sayısal müzik kaseti) kısaltması olan DAT da manyetik teyp yedekleme birimlerinin bir türüdür.

Genellikle önemli ve çok sayida verinin bulundugu bilgisayar sistemlerinde kullanilir. Bankalar ve büyük hacimli is yerleri buna en güzel örnektir. Bilgilerin önemliligi ve çoklugu, disk/disket gibi yedekleme alternatiflerini güvenlik ve kapasite açisindan ortadan kaldirmaktadir. Örnegin, bir bankada ya da benzeri bir is yerinde olusturulan günlük verinin 100 MB civarinda oldugu düsünülürse, veriler sikistirilarak diskete alinsa bile, ortalama 50 adet disket gerekecektir. Çogu teyp yedekleme birimi, gerek veri sikis tirma gerekse diger tekniklere basvurarak, 1GB’a kadar veri yedekleyebilirler. Günümüzde bu deger daha da artmistir. Bu durum da yedekleme birimlerinin disketlere göre ne kadar pratik oldugunu göstermektedir. Yedekleme birimleri ile gelen teyp yedekleme yazilimlari, yedekleme isleminin kolayca yapilmasini saglamaktadirlar. Bu tür yazilimlarin, hem kullanimi daha kolaydir hem de performanslari iyidir. Ancak, çogu yedekleme birimi DOS ortaminda çalismaktadir. Bu nedenle, Windows arabirimi olan yedekleme yaziliminin sundugu arka plan çalisma seçeneginden yoksundur. Arka plan çalisma seçenegi, zamanini yedeklemeye ayirmak istemeyenler için idealdir.
Teyp yedekleme birimleri harici ve dahili biçimde olabilmektedir. Eger bilgisayar sisteminin bos bir sürücü yuvasi varsa, buraya kolayca takilabilecek dahili bir teyp yedekleme sürücüsü, uygun bir çözümdür.
Dahili teyp yedekleme birimlerinin çogu, disket sürücü ile ayni arabirimi kullanir.
Harici yedekleme birimlerinin iki modeli vardir. Birisi, bilgisayar üzerine takilan bir arabirim yardimi ile kullanilir. Digeri ise, dogrudan paralel porta takilarak kullanilan modeldir. Bu modelde arabirim kullanilmadigi için performans düsmektedir. Ancak, tasinabilir olmalari bir avantaj sayilabilir.
Yedekleme için, teyp yedekleme sürücülerinin disketleri diyebilecegimiz kasetler (data kartus) kullanilir. Kasetlerin de, disketlerde oldugu gibi, veri kaydetmeden önce formatlanmalari gerekir.
Yedekleme için kullanılan kasetlerin iyi korunması gerekir.